İnsan, Toplum ve Çevre Sağlığı

İnsan, Toplum ve Çevre Sağlığı

Türkiye’nin petrol ürünleri ihtiyacını karşılarken faaliyetlerini emniyetli ve güvenilir biçimde gerçekleştirmek, Tüpraş’ın hiçbir durumda ödün vermediği temel ilkesidir.

Sağlık, Emniyet, Çevre (SEÇ) Politikası

Çalışanlarına ve iş ortaklarının çalışanlarına sağlıklı, emniyetli, güvenilir ve temiz bir iş ortamının sağlanması, müşterilere yüksek emniyet normlarında hizmet verilmesi, yerel halk ve fiziki etki alanında bulunan tüm diğer paydaşların Şirket faaliyetlerinden dolayı herhangi bir zarara uğramamalarının sağlanması Tüpraş'ın temel sorumluluklarındandır. Türkiye'nin petrol ürünleri ihtiyacını karşılarken faaliyetlerini emniyetli ve güvenilir biçimde gerçekleştirmeyi kendine ilke edinen Tüpraş'ın, çalışma şartlarını ve performansını sürekli yükseltmek, buna yönelik yönetsel ve teknik olanaklarını geliştirmek, değişmez hedefi ve paydaşlarına karşı taahhüdüdür.

Tüpraş'ın sağlık, emniyet ve çevre konusundaki prensiplerinin temel dayanağını SEÇ-K Politikası oluşturmaktadır. SEÇ politikasının uygulanması başta Tüpraş Genel Müdürü olmak üzere Tüpraş Yönetim Kurulu'nun doğrudan sorumluluğundadır. Uygulamadaki sorumluluk ise en üst kademeden en alt kademeye kadar tüm çalışanlar tarafından paylaşılmaktadır. Emniyet kuralları, ulusal, uluslararası mevzuat ve Tüpraş standartları doğrultusunda hazırlanmıştır ve eksiksiz biçimde uygulanmaktadır. Sağlık ve emniyet hedefleri, çalışan performansının değerlendirilmesinde de önemli bir yer tutmaktadır.

Tüpraş, tüm faaliyetlerini ISO 9001:2000 Kalite, ISO 14001 Çevre; OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri Standartları'na uyumlu şekilde yönetmektedir. Bunun yanında, operasyon ve süreç bazında sağlık ve emniyet şartlarını sağlamak için çeşitli konularda oluşturulmuş 45 kurum içi standart takip edilmektedir. Şirket içi tetkikçiler tarafından iç denetimler, akredite olmuş kuruluşlar tarafından ise dış denetimler yapılmaktadır.

Sağlık ve Emniyet Uygulamaları

Emniyetli bir çalışma ortamının sağlanmasını etkileyen unsurlar yeni durumlarda değişikliğe uğrama riski taşıdığı için, sürekli öğrenme ve etkin risk değerlendirme sistemlerinin oluşturulması, işletme performansının artırılması açısından hayati önem taşır. Risk Değerlendirme Tablosu (RDT), Tehlike ve Etkilerini Yönetim Süreci (TEYS), Olay Sınıflandırma, Araştırma ve Raporlama (OSAR), Sağlık Risk Değerlendirmesi (SRD), Müteahhit SEÇ Yönetim Sistemi, Tüpraş'ın operasyonel emniyetin sağlanmasında kullandığı temel sistemler olup emniyet risklerinin tespit edilerek giderilmesine, çalışma esnasında emniyet koşullarının oluşturulup kontrol edilmesine ve herhangi bir olay oluştuğunda bunların araştırılıp raporlanarak öğrenme sağlanmasına yönelik uygulamalardır. Bu uygulamaların hayata geçirilmesinde birçok alt uygulama ve teknik kullanılmaktadır. Özellikle emniyet risk değerlendirme sürecinde 'papyon' ve 'hata ağacı' analizleri gibi birden çok teknik kullanılarak risklerin en aza indirgenmesini sağlayacak tedbirler alınmaktadır. Bütün bu çalışmaların sonuçları, temel performans göstergelerine olumlu şekilde yansımakta, bu durum, doğru yolda ilerlendiğini göstermekle kalmayıp motivasyonu da artırmaktadır.

1 Ocak 2008 tarihinden itibaren müteahhit kazaları da iş kaza istatistiklerine dahil edilmeye başlanmıştır. En önemli SEÇ performans göstergelerinde kaza sıklık oranı 2010 yılında 1,7 ve kaza şiddet oranı ise 57 olarak hedeflenen değerden daha başarılı bir düzeyde gerçekleşmiştir.

En üstün sistem ve süreçlerin geliştirilmesi, en modern ekipmanların kullanılması durumunda dahi, insan faktörü göz ardı edildiği takdirde, kurumlar emniyet risklerini önlemede yetersiz kalabilmektedirler. Bu sebeple Tüpraş, faaliyet sahalarında görev ya da çeşitli amaçlarla bulunan, başta kendi çalışanları ve iş ortağı çalışanları olmak üzere herkesin sağlık, emniyet ve güvenlik konusunda üst düzey farkındalık, bilgi ve yeterliliğe sahip olmasını hedeflemektedir. Tüpraş'ta faaliyet alanlarında görev yapan herkesin kapsamlı bir eğitimden geçmesi zorunlu olup konuya yönelik eğitimler; işe başlangıç eğitimi, bilinçlendirme eğitimleri ve yetkinlik bazlı eğitimler olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Çalışanlar görev sorumluluklarına göre bu eğitimleri periyodik olarak tekrarlamaktadırlar.

Entegre yönetim sistemi gereği yapılan çapraz iç tetkikler haricinde, Tüpraş SEÇ-K Yönetim Sistemi'nin bir parçası olan Bağımsız SEÇ denetimlerine devam etmektedir. Denetlemelerde rafineriler, iş güvenliği, sağlık ve çevre konularında detaylı gözlemlere tabi tutulmakta, tespit edilen bulgular için gerekli düzeltici çalışmalar yapılarak rafinerilerin daha sağlıklı, tehlikesiz ve çevreye duyarlı olması sağlanmaktadır.

2010 yılı içerisinde bütün rafinerilerde Yangın Risk Değerlendirmesi yapılarak yangın riskleri tekrar gözden geçirilmiş, geliştirilmeye açık alanlar saptanarak gerekli önlemler alınmıştır. Var olan bağımsız SEÇ-K denetlemelerini desteklemek ve rafinerilerdeki uygulamaları, sektördeki en iyi uygulamalarla karşılaştırmak amacı ile denetlemeler yapılmış, denetleme sonuçları üst yönetim ile paylaşılarak gerekli önlemlerin alınması sağlanmıştır.

Gelecek dönemlerde hayata geçirilmek üzere, sağlık ve emniyet konusunda 3 yeni çalışma alanı belirlenmiştir. Öncelikle çalışmaları İzmir rafinerisinde başlatılan bir değişim yönetimi uygulamasını hayata geçirmek hedeflenmektedir. Değişim yönetimi uygulamasında ilk aşamada süreçlerde, ekipmanda ve prosedürlerde meydana gelebilecek herhangi bir değişikliğe karşı, ilgili birimlerin risk değerlendirmesi yaparak uyum çalışmalarını hızla hayata geçirmesi sağlanacaktır. 2011 yılında başlayacak SEÇ Yetkinlik Yönetim Süreci ile başta anahtar fonksiyonlarda görevli çalışanlar olmak üzere tüm Tüpraş personelinin teknik emniyet konusundaki eğitim ve bilinç düzeyi değerlendirilecek, eğitim ihtiyaçları tespit edilecektir.

Belirli çalışmalarına 2010 yılında başlanmış olan Taşeron Takip Sistemi devreye alınarak rafinerilerde çalışan tüm müteahhitlerin kontrolü tek bir veritabanında yapılacak, ayrıca taşeron yetkinlikleri bu program üzerinden kontrol edilecektir.

ÇEVRE

Sera Gazı ile Hava Emisyonlarının İzlenmesi ve Enerji Verimliliği

Rafinerilerde işlenen ham petrol başına enerji tüketimini düşürmek, işletme performansının, buna bağlı olarak da kârlılığın artmasında önemli bir yer tutmaktadır. Enerji tasarrufu sağlamanın getirdiği maliyet avantajının yanı sıra, son yıllarda önemi giderek artan çevre olgusu, rafineri işletmelerini enerji etkinliği konusunda daha aktif davranmaya yönlendirmektedir.

Tüpraş, çevresel etki risklerini geniş kapsamda anlamak, bu risklerin etkin biçimde yönetilmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirmeyi hedeflediği araştırma-geliştirme, sistem, süreç, ürün iyileştirme çalışma ve yatırımları kapsamında 2009 yılında çok fonksiyonlu bir çalışma grubu oluşturmuştur. Bu sayede daha önceden birim bazında gerçekleştirilen analiz çalışmaları birleştirilerek bütüncül bir bakış açısına kavuşturulmuştur. Mevcut durumda tespit edilen çalışmalar kapsamında en yoğun ele alınan konu ise enerji verimliliğidir. Enerji Yönetimi Birimi'nin yönetim ve koordinasyon görevini üstlendiği çalışmalara şirket çalışanlarının çeşitli kanallarla aktif katılımı sağlanmaktadır. Ar-Ge Birimi'nin temel çalışma konularından biri de iklim değişikliği etkileriyle mücadeledir. Bu kapsamda enerji verimliliği sağlamadan, süreç ve ürün iyileştirmeye kadar birçok alanda çalışma yürütülmektedir. İklim değişikliği etkilerinin bölgesellik arz etmesinden dolayı faaliyet gösterilen dört ayrı bölgenin özelliklerini de göz önüne alarak çalışmalar genelden özele doğru şekillendirilmektedir.

Tüpraş, çevresel etkileri düşürülmüş ürün üretebilme kapasitesini artırmaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda bu alana yönelik olarak tamamlanan önemli ünite yatırımlarının yanı sıra, bu konuda başlatılan birçok yatırım da devam etmektedir. Bu üniteler sayesinde bir yandan ham petrolden düşük kükürt oranına sahip ürünler üreten Tüpraş, diğer taraftan yüksek kükürt içerikli son ürünlerin kükürt oranını düşürerek piyasaya çevresel etkileri azaltılmış ürünler sunmaktadır.

Yenilenebilir enerji kaynakları ise öncelikle Tüpraş'ın kendi enerji ihtiyacını karşılaması bakımından ilgilendiği bir başka yatırım alanıdır. Bu kapsamda İzmir Rafinerisi'nde rüzgâr enerjisinden yararlanmaya yönelik bir yatırım başlatılmış olup gerekli müsaadeler için karar merciinden sonuç beklenmektedir. Diğer rafinerilerde de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik fizibilite çalışmaları yapılmaktadır.

Tüpraş, enerji verimliliği alanında şirket dışı birçok alanda da aktif rol oynamaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın önderliğinde oluşturulan enerji verimliliği ENVER projesine başlangıcından beri destek veren Tüpraş, ilgili kurumların düzenlediği proje yarışmalarına katılmaktadır.

Tüpraş, faaliyetlerinden kaynaklanan CO2 ve diğer sera gazı emisyonlarının ölçüm ve takibini yapmakta, azaltım olanaklarını belirleyip gerekli tedbirleri hayata geçirmektedir.

Tüm rafinerilerin sera gazı emisyon değerleri, Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Tier-1 yaklaşımı kullanılarak hesaplanmaktadır. Bu konudaki geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir. En üst düzey doğruluk seviyesi olan Tier-3 yaklaşımına uygun hesaplama yapabilmek için rafineriler akredite laboratuvarlarda gerekli analiz çalışmalarını yapmakta, bu konudaki çalışmalar TÜBİTAK iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir.

ISO 14064-1 Sera Gazı Emisyonlarının ve Uzaklaştırmalarının Kuruluş Seviyesinde Hesaplanmasına ve Rapor Edilmesine Dair Kılavuz ve Özellikler Standardı'na göre raporlama yapılabilmesi amacıyla rafinerilerin ilgili personeline sertifikalı eğitim aldırılmıştır.

Çevre ve Orman Bakanlığı ve UNDP tarafından organize edilen iklim değişikliği ile ilgili çalışmalara katılım sağlanarak gelişmeler yakından takip edilmekte ve Şirket çalışmaları bu kapsamda düzenlenmektedir.

Emisyon değerlerini düşürme, kullanılan enerji miktarının azaltımı ve daha temiz yakıtların kullanımı ile mümkün olabilmektedir. Tüpraş bu doğrultuda enerji tasarrufunu artıracak projeleri son dört yıldır hayata geçirmektedir. Bu kapsamda rafinaj sektöründe emisyon azaltmanın uygulanabileceği alanlardan biri olan Flare Gazı Geri Kazanımı projesi 2009 yılında başlatılmış olup 2010 yılı Temmuz ayında devreye alınmıştır. Flare gazı belirli ölçülerde geri kazanılarak emisyonun oluşması engellenmekte ve geri kazanılan gazlar üretime tekrar kazandırılmaktadır.

Önlemler ve 2010 Yılı Gelişmeleri

Rafinerilerin çevre konusunda çalışan tüm personeline, Çevre Denetimi Yönetmeliği ve Çevre Kanunu'nca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik kapsamında gerekli eğitimler aldırılarak Çevre Görevlisi sertifikası edinmeleri sağlanmıştır.

Tüpraş rafinerileri her yıl çevre mevzuatına uyum kapsamında gözden geçirilerek riskler tespit edilmekte, alınan ve alınması gereken önlemler değerlendirilmektedir.

2010 yılında, Best Avaliable Technic ( BAT ) kapsamında, rafinerilerin mevcut durumunun değerlendirilmesi ve yatırım planlarının oluşturulması amacıyla öncelikle İzmit Rafinerisi'nde başlatılan BAT incelemesi, 2011 yılında diğer rafinerilerde de yapılacaktır.

Tüm rafinerilerin A grubu emisyon izin belgesi bulunmakta olup emisyon değerleri yasal düzenlemeler gereği İl Çevre ve Orman Müdürlüklerine periyodik olarak raporlanmaktadır. Bunun yanında tüm rafinerilerin bacalarında sürekli ölçüm cihazları bulunmaktadır. Bu cihazlar, baca gazı emisyonlarını gerçek zamanlı olarak ölçüp raporlamaktadır. İzmit ve Batman Rafinerilerinin sürekli ölçüm cihazlarından alınan sonuçlar, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından online olarak izlenmektedir. İzmir ve Kırıkkale rafinerisi ölçüm sonuçları ise İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne periyodik olarak raporlanmaktadır.

Ürün tankları, uçucu organik bileşik (UOB) emisyonuna karşı çift sızdırmazlık sistemi ile yapılandırılmıştır. İki rafineride API separatörlerinin üzerini kapatarak UOB emisyonunun tutulması sağlanmıştır. Diğer iki rafineride ise bu işlemin yerine getirilmesi için su sisi yöntemi kullanılmaktadır. İzmit ve İzmir Rafinerilerinde UOB kaçaklarının tespiti amacıyla rafineri sahalarında ölçümler yaptırılmıştır.

2010 yılında UOB, NOx ve SOx gazlarının tümünün azaltımına yönelik flare gazı emisyonunun içindeki UOB, NOx ve SOx gazlarının ışıma teknolojisi kullanılarak arıtılmasına yönelik yenilikçi bir çözümün geliştirilmesi amacıyla bir Ar-Ge projesi başlatılmıştır.

Su kaynaklarının korunması konusunda, öncelikle tüketimi azaltmaya yönelik iyileştirmeler hayata geçirilmektedir. Bu yöntem ile çevresel etkilerin düşürülmesinin yanı sıra maliyet avantajları da sağlanmaktadır. İzmit ve İzmir Rafinerilerinde atık su geri kazanım üniteleri ile birlikte kondense sudan da geri kazanım sağlanmaktadır. Diğer rafinerilerde ise sadece kondense sudan geri kazanım yapılmaktadır. 2010 yılında yaklaşık 12 milyon m3 su geri kazanılarak yangın suyu ve soğutma suyu olarak kullanılmıştır.

Tüpraş, atık su deşarjlarına kamu kuruluşlarının verdiği deşarj izinlerinde belirtilen parametrelerin de ötesinde dikkat etmekte ve çevre güvenliğini maksimum ölçüde sağlayacak önlemleri almaktadır. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ve Su Ürünleri Yönetmeliği uyarınca da bu göstergeler periyodik olarak akredite laboratuvarlarda kontrol edilmekte, ilgili kamu kuruluşlarınca da denetlenmektedir.

Rafinerilerde gerekli ölçümler yaptırılarak gürültü akustik raporları hazırlanmış ve Bakanlıktan gerekli onay alınmıştır.

Tüpraş, atık miktarının azaltılması, ortaya çıkan katı, tehlikeli veya tıbbi atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri kazanım ve geri dönüşüm işlemi yapılamayan atıkların türüne uygun şekilde, kontrolü sağlanan lisanslı firmalar tarafından bertarafı sağlanmaktadır. Ayrıca Atık Yönetim Programı'ndan, atık nakliyesini yapacak lisanslı firmaların araç-sürücü tanımlaması, tanımlı olmayan araç, firma ya da sürücülerce taşıma yapılmasının engellenmesi ve atıkların türlerine göre tanımlanmış bertaraf tesislerine sevkedilmesi temin edilmiştir.

KALİTE

Tüpraş, tüm faaliyetlerinde kalite, çevre, toplum ve çalışan sağlığına olan duyarlılığı ön planda tutmaktadır.

Tüpraş rafinerilerinin ayrı ayrı sahip olduğu ISO 9001 Kalite, ISO 14001 Çevre, OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri belgeleri 2009 yılında tek bir belgede toplanarak kalite standartlarını sağlama yeteneği geliştirilmiş ve rafineriler arasında kalite dengesi sağlanmıştır. Tüpraş, Yönetim Sistemleri belgelerine sahip olmayı, toplam kalitede varılacak son nokta olarak değil, yalnızca bir aşama olarak değerlendirmekte ve tüm çalışmalarını bu görüş doğrultusunda sürdürmektedir. Tüpraş, Ulusal Kalite Hareketi ve Mükemmelliğe Yolculuk Programı'na katılımın ilk adımı olan İyi Niyet Bildirgesi'ni Türkiye Kalite Derneği ile 4 Nisan 2006 tarihinde imzalayıp Toplam Kalite Yönetimi'nde sürekli bir gelişim aracı olan EFQM Mükemmellik Modeli'ni uygulamaya almıştır. Tüpraş, Mükemmellikte Yetkinlik Belgesi'ne sahiptir.

Çalışanlar, verimlilik artırılması, kalitenin iyileştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin artırılması gibi konularda yaratıcı ve yenilikçi düşüncelerini Rafine Öneriler Sistemi yoluyla yönetime iletmeye devam etmektedir.

2010 yılında Şirket faaliyetlerinin yasal gerekliliklere uygunluğunun değerlendirilmesini ve aksiyonların izlenebilirliğini sağlamak amacıyla hazırlanan Yasal Gereklilik Programı, tüm personelin iç iletişimde kullandığı intranet ortamında uygulamaya alınmıştır.

Kalite, Çevre, İş Sağlığı ve Güvenliği denetimleri, SEÇ denetimleri ile birleştirilerek Bağımsız SEÇ-K denetimleri adı altında gerçekleştirilmiştir. Ekim 2010'da Genel Müdürlük, Kırıkkale ve Batman Rafinerilerinde paralel dış denetimler gerçekleştirilmiştir. Çapraz iç tetkikler, iş kazaları, çevre kazaları, ucuz atlatma, gözlem raporları, İSG kurul toplantıları sonucu açılan düzeltici faaliyetler ile diğer konulardaki düzeltici faaliyetlerin etkin olarak izlenmesi, tüm rafinerilerde ortak olarak izlenebilen bir program olan QDMS üzerinden yapılmaktadır.

Süreç yönetimi Kalite, Çevre, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ve standartları uyarınca gerçekleştirilmekte olup faaliyetlerin yürütülmesinde aktif olarak kullanılan Tüpraş Çalışma Standardı sayısı 79'dan 107'ye yükselmiştir. Bu standartlar operasyonel alanların yanında sağlık, emniyet, çevre, güvenlik, insan kaynakları, denetim gibi sosyal, ekonomik, çevre ve etik konuların tamamına yönelik iş yapış biçimlerini tanımlamaktadır.

18.12.2009 tarihinde AB Resmi Gazetesi'nde Uyumlaştırılmış Yapı Malzemeleri Standartları Listesi yayınlanmış olup listede yer alan ve harmanizasyonu tamamlanan ürünler arasında bulunan EN 12591 Kaplama Sınıfı Bitümler (penetrasyon tipi bitümler) Standardı'nın üye ülkelerde uygulamaya giriş tarihi 01.01.2011 olarak belirlenmiştir. Avrupa Birliği'nde olduğu gibi ülkemizde de bitüm ürünleri yapı malzemeleri kapsamında değerlendirilmektedir.

İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman Rafinerilerinde üretilen bitümler için CE işareti almak üzere gerekli denetim ve belgelendirme çalışmaları, SZUTEST Teknik Kontrol ve Belgelendirme Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ve partneri Çek Cumhuriyeti kökenli 1023 numaralı Onaylanmış Kuruluşu ITC (Institut Pro Testovani A Certifikaci) tarafından tamamlanmış ve kaplama sınıfı bitümler için CE belgelendirilmesi gerçekleşmiştir.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ PROJELERİ

Tüpraş'ta başlatılan enerji tasarruf projelerinin yaygınlaştırılmaları ile Avrupa rafinerileri içerisinde en az emisyona sahip rafineriler kategorisine girilmesi hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda, dünyada enerji tasarrufu ile ilgili olarak uygulanan tüm ileri teknoloji ve programlar takip edilmektedir. Enerji verimliliği projeleriyle sağlanan gelişmelerle 2008 yılı ortalamasında 114,5 olan ortalama EII değeri, 2010 yılında ortalama 104,5 EII değerine düşürülerek rafinerilerde enerji verimliliği konusunda önemli ölçüde iyileştirme sağlanmıştır.

Yıl içinde enerji verimliliği uygulamalarıyla toplam 91,4 milyon TL tutarında tasarruf sağlanmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen Sanayide Enerji Verimliliği projeleri kapsamındaki Senver-11 2010 yarışmalarında, İzmir Rafinerisi SEVAP-3 dalında, Batman Rafinerisi ise SEVAP-2 dalında birincilik ödülleri kazanmışlardır.

Özet Enerji Tasarruf Tablosu

(Milyon ABD doları)   
2008 41,8
2009 31,6
2010 61,6
Toplam 135

İzmit ve İzmir Rafinerileri Prosteam Projesi

2010 yılı Ocak ayında, iki büyük rafineride enerji sistemlerinin optimizasyon ve izleme yazılım programı olan "ProSteam Projesi" devreye alınmıştır. Bu proje ile enerji sistemleri saatlik periyodlarla online olarak optimize edilmekte ve izlenmektedir. Optimizasyon sonuçlarının uygulanması ile maliyetlerde 4 milyon TL azalma sağlanmıştır.

İzmit, İzmir ve Kırıkkale Rafinerileri Enerji Verimliliği Maksimizasyonu ve CO2 Azaltımı

Yıl içinde İzmit, İzmir ve Kırıkkale Rafinerilerine ait Desulfurizer, Unifiner ve DHP ile bazı ham petrol ve vakum ünitelerinde proses iyileştirmesi ve enerji verimliliği artışına yönelik Enerji Verimliliği Maksimizasyon Projesi ve CO2 azaltımı ile ilgili olarak temel mühendislik çalışmaları devam etmiştir. Bu kapsamdaki projelerin hayata geçmesi ile yılda 76,4 bin ton fuel oil tasarrufu ve 244,4 bin ton CO2 azaltımı sağlanması beklenmektedir.

İzmit, İzmir ve Kırıkkale Rafinerilerinin Hidrojen Kompresörlerinde Make Up Uygulaması

Pistonlu kompresörlerde kademesiz yük kontrol sisteminin ilk pilot uygulaması İzmit Rafinerisi Hidrojen Kompresörüne uygulanmıştır. Ağustos 2010'da devreye alınan bu sistemle yaklaşık olarak 450-800 kW seviyesinde enerji tasarrufu sağlanmıştır. Başarılı olan bu pilot uygulamadan sonra, 4,5-7 MW arası enerji tasarrufu sağlayacak İzmit, İzmir, Kırıkkale Rafinerilerine ait 12 adet Make Up Hidrojen Kompresörü için de çalışmalara başlanmıştır.

TÜPRAŞ 2010 YILI ENERJİ VERİMLİLİĞİ PROJELERİ ENERJİ VE CO2 KAZANÇLARI
  PROJE SAYISI ENERJİ (Ton petrol eşleniği) CO2 TON
İZMİT 35 26.436 87.992
İZMİR 20 27.944 85.579
KKALE 17 16.487 123.832
BATMAN 3 4.485 11.197
TOPLAM 75 75.353 308.600
Sayfa Başına Dön