Üretim

Üretim

2010 yılı, global piyasalardaki yavaş toparlanma belirtileri ve dalgalı seyreden göstergelere rağmen, kriz döneminde uygulamaya konulan üretim ve satış stratejilerinin devam ettirildiği ve Tüpraş'ın esneklik kabiliyetini ön plana çıkardığı bir yıl olmuştur. Net rafineri marjı bir önceki yıla göre %97 artışla 4,5 ABD doları/varil seviyesinde gerçekleşmiştir.

2010 yılına Tüpraş açısından bakıldığında pazarlama, lojistik ve üretim esnekliğindeki yeteneklerin ön plana çıkarılmasıyla, yurt içi müşteri odaklı satış ve üretim politikası izlenmiş, böylece elde edilen operasyonel başarılara kârlılıkla yanıt alınmıştır.

Dünya ham petrol talebinin 2,84 milyon varil/gün artması, operasyonel ve yüzer stoklardaki ciddi azalışlarla gelişmekte olan bölgelerde devam eden ve baz etkisiyle de olsa gelişmiş ülkelerdeki talep artışları, 2010 yılı başlarında varili 78,84 ABD doları seviyesindeki petrol fiyatlarını, yılsonunda 92,55 ABD doları/varil düzeyine taşımıştır.

2010 yılı birinci çeyrekte sezonsallık nedeniyle zayıf seyreden ürün rasyolarının ihracat kârlılığını desteklememesi, ağır ham petrol işlemenin yeterli marj sağlamaması ve yüksek stok tutmanın ilave risk oluşturması sebebiyle %62 kapasite kullanılmıştır. Birinci çeyrekte yurt içi talebi karşılayacak düzeyde üretim yapılmış ve rafinaj için bakım dönemi olarak bilinen bu dönemde Tüpraş, yıl için gerekli önemli bakımlarını tamamlamıştır.

Yılın ikinci çeyreğinde ağır-hafif ham petrol fiyatı makasındaki iyileşme, Mayıs ayında sürüş sezonuna girilmesi ve orta distilat rasyolarında görülen artışla birlikte kapasite kullanım oranı da %80,1'e yükseltilmiştir.

Üçüncü çeyrek döneme girerken AB bankalarında güven ölçümü niteliğinde olan stres testlerinden başarı ile çıkılması, global ekonomik konjonktürde ikinci dip riskini önlemiş ve sezonsal olarak yaz döneminde artan beyaz ürün taleplerini karşılamak için kapasite kullanımı %84'e çıkarılmıştır.

Yılın son çeyreğinde sezonsal olarak rafinaj sektörünün ve petrol fiyatlarının daha durgun seyretmesi beklenirken, Kasım ayı başında ABD yönetiminin almış olduğu parasal genişleme kararı ile artan global likidite fazlasının desteklediği ABD ekonomik verileri ve Çin başta olmak üzere Asya'da artan enerji talebi, petrol fiyatlarında olağan dışı artış trendine neden olmuştur. Son çeyrekte yüksek marj ve talep etkisiyle yüksek kapasite kullanımına %82,2 ile devam edilmiş ve bunun sonucunda yıl ortalamasında sadece ham petrol işlemesinde %69,6 kapasite kullanımı gerçekleştirilirken, ASRFO ve HVGO gibi ara mamul olarak şarja verilen ürünlerle beraber kapasite kullanımı toplamda %77,1 düzeyine ulaşmıştır.

Sonuç olarak çeyrek dönemlik analizlerde de görüleceği üzere, gelişmekte olan ülkelerdeki olumlu verilerin yanında sektördeki gerçek iyileşme sinyalleri de ABD ekonomisinin 3. çeyrekten itibaren gösterdiği büyüme verileri ile sağlanmıştır. Bu durum, sektörün olumlu gidişatının 2011 yılında da devam edeceğini göstermektedir.

Tüpraş, petrol kaynaklarının çeşitlendirilmesi, tedarik zincirinde riskin dağıtılması, fiyat ve navlun avantajlarının sağlanması için ham petrol alım operasyonlarında optimizasyona ve çeşitlendirmeye gitmektedir. Bu doğrultuda Nijerya Bonny Light ve İran Sırri gibi yeni petrol çeşitlerinin petrol portföyüne alınmasının yanı sıra, 2010 yılı içinde ilk kez alımı yapılan kondensat da rafineride işlenmiştir. Tüpraş, ham petrol alımlarının önemli bir kısmını ülkelerin ulusal petrol şirketleriyle yaptığı yıllık anlaşmalar yoluyla gerçekleştirmektedir. Bunun yanı sıra ürün taleplerinin gerektirdiği özelliklere sahip ham petrol türleri için tedarik esnekliğini ve ilave opsiyonlarını artırmaya yönelik alımlar da yapmaktadır. Spot piyasa alımlarının yanı sıra işlenen ham petrolün 2,5 milyon tonu yerli ham petrolden karşılanmıştır.

2010 yılında Tüpraş, 19,6 milyon ton ham petrol ve 2,1 ton yarı mamul ile birlikte toplam 21,7 milyon şarjdan 20,6 milyon ton üretim gerçekleştirmiştir. Aşağıdaki grafikte görüleceği gibi yıl içinde siyah ürün payı %27,6 olarak gerçekleştirilirken yüksek ham petrol kapasite kullanımı ile artan siyah ürün üretiminde yurt içi talep fazlası olan fuel oil yerine yurt içi talebi yüksek olan asfaltın üretimi %39 artışla 2,8 milyon ton olarak gerçekleştirilmiştir.

Tüpraş yıl içinde 22,81 API ile 43,89 API arasında değişen gravitelerde ve %0,6 ile %4,13 arasında değişen kükürt içeriklerinde olmak üzere 9 ülkeden 13 farklı çeşit ham petrol alımı yapmıştır. 2010 yılında ham petrol alımlarında ortalama ham petrol gravitesi 0,30 API daha düşürülerek 31,64 API seviyesinde gerçekleşmiştir. Yıl içinde ithal edilen 17,3 milyon ton ham petrole 10,0 milyar ABD doları, ürün ve yarı mamul ithalatına 2,44 milyar ABD doları olmak üzere, Tüpraş'ın toplam ithal maliyeti 12,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.

Tüpraş'ın yurt içi petrol ürünlerinin fiyatları, Petrol Piyasası Kanunu'nda belirtilen en yakın piyasa olan CIF Genova Akdeniz Platts fiyatlarıyla doğrudan ilişkilidir. İthalatın serbest olduğu piyasada ürün fiyatları tam rekabet koşulları altında belirlenmektedir. Bu kapsamda rafinerilerin operasyonel kârlılığı ham madde fiyatları ile ürün fiyatları arasında fark olarak tanımlanan rafineri marjı kavramıyla açıklanmaktadır. Tüpraş'ın 2010 yılı öngörüleri doğrultusunda, Akdeniz ürün fiyatlarıyla Ural ham petrol fiyatı arasındaki fark baz alınarak hesaplanan Akdeniz-Ural kompleks rafineri marjı 2010 yılında bir önceki yıla göre %49 artışla 2,89 ABD doları/varil seviyesinde gerçekleşirken, Tüpraş'ın gerçekleştirdiği üretim ve satış politikalarının etkisiyle, net rafineri marjı bir önceki yıla göre %97 artışla 4,5 ABD doları/varil seviyesinde gerçekleşmiştir.

AB normlarında ürün üretimi için 2,3 milyar dolar tutarındaki yatırımları sonuçlandırarak bulunduğu piyasanın üzerinde üretim kabiliyetine sahip olan Tüpraş, ilave marj elde edebilmektedir. Tüpraş'ın rafineri marjının teorik olarak hesaplanan Akdeniz rafineri marjının üzerinde seyretmesini sağlayan yapısal üstünlükleri vardır. Bunlar, Tüpraş rafinerilerinin tüketim bölgelerinin merkezinde konumlandırılmış olması, farklı ham petrolleri işleyebilme esnekliği, rafineri tasarımlarının ağır ve yüksek kükürtlü ham petrol işleyebilecek konumda yapılmış olması, hacimli ham petrol ve ürün alımlarının getirdiği fiyat avantajları, ham petrol tedarik merkezlerine yakınlıkla uygun maliyet ve çeşitlilikte ham petrol tedarik edilebilmesi, Türkiye'nin pek çok üründe net ithalatçı konumda olması, ham petrol ve ürün ithalatı için güçlü altyapı ve tesis, yurt içi müşterilere direkt boru hattı bağlantıları sayesinde müşterinin düşük depolama ihtiyacı ve yüksek ihracat kabiliyeti olarak sayılabilir.

Tüpraş net marjının Akdeniz ve bölgedeki benzer rafinerilerinin üzerinde gerçekleşmesinde yukarıda verilen yapısal unsurların yanı sıra, 2010 yılı içinde üretim ve şarj esnekliğinin etkin şekilde kullanımı, operasyonel mükemmellik uygulamalarından ve enerji verimliliğinden sağlanan tasarruflar, beyaz ve siyah ürünler içinde yüksek marjlı ürünlerde optimizasyon etkili olmuştur.

Tüpraş, 36 çeşit petrol ürününün Türkiye genelinde tedarikini sağlamaktadır. Doğrudan ürün satışı yapılan müşteriler, T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından lisanslandırılmış akaryakıt, LPG, ihrakiye, madeni yağ dağıtım firmaları, petrokimya sanayi, boya sanayi, lastik sanayi, Karayolları Genel Müdürlüğü, Belediyeler ile bu kurumlar tarafından onaylanmış müteahhit firmalar ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına Milli Savunma Bakanlığı'dır.

Tüpraş, 2010 yılında üretim ve ithalattan olmak üzere toplam 22,4 milyon ton ürün satışı gerçekleştirmiştir. 2010 yılında Türkiye ekonomisinde gerçekleşen %8 civarındaki büyüme, denetime rağmen spesifikasyon dışı ürünlerin ülkede yaygın kullanımının devam etmesi sebebiyle petrol ürünleri tüketimine aynı oranda yansımamış ve toplam araç yakıtları tüketimi sadece %1,9 oranında artmıştır. Özellikle kırsal motorinde 10 numara yağ ve benzeri nedenlerle yaşanan sorunlar, gerçek tüketimin rakamlara yansımasında önemli engellerden biridir.

Ürünler (Bin Ton)      
Ürünler 2009 2010 Değişim (%)
LPG 619 685 10,7
Benzin&Nafta 3.966 4.385 10,6
Jet Yakıtı / Gazyağı 2.003 2.657 32,6
Kırsal Motorin 2.132 2.239 5,0
Motorin 2.587 2.672 3,3
Orta Distilat 6.722 7.568 12,6
Fuel Oil'ler 2.076 2.408 16,0
Asfaltlar 2.010 2.789 38,8
Makina Yağları 247 309 24,9
Diğer 329 653 98,8
Toplam 15.968 18.797 17,7

Tüpraş Rafinerileri Satışları (Bin Ton)      
Ürünler 2009 2010 Değişim (%)
LPG 861 826 -4,0
Nafta 107 523 386,5
Benzinler 2.007 1.784 -11,1
Jet Yakıtı / Gaz yağı 2.665 2.640 -0,9
Kırsal Motorin 4.988 4.324 -13,3
Motorin 2.365 2.388 1,0
Orta Distilat 10.019 9.353 -6,6
Fuel Oil'ler 2.637 1.619 -38,6
Asfaltlar 1.998 2.746 37,4
Makina Yağları 244 316 29,7
Diğer 338 438 29,5
Toplam Yurt içi Satışlar 18.212 17.606 -3,3
Dış Satım 3.308 4.795 44,9
Toplam Satış 21.520 22.401 4,1

Düşük kükürtlü motorin tüketiminde geçtiğimiz yıllardaki artış eğiliminin devam etmesi, ülkemizde çevre bilincinin yaygınlaşması ile beraber yeni dizel otomobil ve Euro V ticari araç parkının büyümeye devam ettiğinin göstergesidir. 1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla AB ülkelerinde uygulamaya geçilen, motorin türlerindeki azami kükürt içeriğinin 10 ppm ile sınırlandırılmasına yönelik düzenleme ülkemizde de yürürlüğe girmiştir. Bu karar ile 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren gerek rafineri üretimi, gerekse ithalat yoluyla piyasaya sürülecek motorinde kükürt miktarı 10 ppm'i aşmayacak, dolaşımda bulunan kırsal motorin stokları ise EPDK tarafından belirlenen geçiş takvimi ile kademeli olarak tüketilecektir.

Ekonomik büyümenin yurt içi tüketim değerlerine yansımadığı 2010 yılında, Tüpraş 17,6 milyon ton yurt içi satışı gerçekleştirmiştir. 2010 yılında, ürün marjları dikkate alınarak motorin yerine jet ve solvent, siyah ürünlerde de fuel oil yerine asfalt maksimizasyonu tercih edilmiştir. 2010 yılında havayolu taşımacılık sektöründeki büyüme doğrultusunda askeri yakıtlar hariç yurt içi jet yakıtı satışı geçtiğimiz yılın 163 bin ton üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yıl içinde toplam yurt içi satışlarda %74 olan beyaz ürün payı %74,6'ya yükseltilmiş, asfalt, solvent ve kükürt satışlarında da tarihindeki en yüksek satış rakamlarına ulaşılmıştır.

Geliştirdiği teknolojik altyapı ile ülke talebinin üzerinde ürettiği nitelikli ürünleri, yoğun rekabetin yaşandığı dünya pazarına da sunan Tüpraş, artan oranda ihracat ve müşteri potansiyeli elde etmektedir. Yurt içi piyasanın ekonomik koşullara ve pazar koşullarına bağlı olarak daraldığı dönemlerde, ortaya çıkan talep fazlası ürünlerin ihraç edilmesi, üretim ve stok maliyetlerinin aşağı çekilmesini sağlarken, döviz riskine karşı doğal korunma mekanizması da oluşturmaktadır.

Geçmiş yıllarda Tüpraş ihracatında en büyük payı nispeten düşük kâr marjına sahip nafta ve HVGO gibi ürünler oluştururken, günümüzde özellikle benzin, jet, motorin gibi yüksek değere sahip beyaz ürünlerin yanı sıra iç talebi daralan fuel oil ihracı da dış ticarette en büyük payı almaktadır. 2010 yılında 2,0 milyon ton benzin, 2,3 milyon ton fuel oil, 318 bin ton motorin, 110 bin ton jet ve 27 bin ton diğer petrol ürünleri olmak üzere ihracat geçtiğimiz yıla göre miktarsal olarak %45 artmış ve toplam 2,8 milyar ABD doları değerinde 4,8 milyon ton ürün ihracatı gerçekleştirilmiştir.

Avrupa normlarında ürün üretme kapasitesine sahip olan Tüpraş için çevresel etkisi azaltılmış yüksek kaliteli ürünlerin arzı bir standarttır. Bu doğrultuda ürettiği 10 ppm motorinin akışkanlık özelliğini -15 dereceden -25 derece soğuğa dayanacak düzeye yükselterek kış motorini olarak piyasaya sunmuştur. Zaman zaman kükürt içeriğinden dolayı motorinler arasında belirgin fiyat farkı ortaya çıkmaktadır. Tüpraş, ürün kalitesi ve çevresel etkisini iyileştirme amacıyla, ünitelerindeki ilave kapasiteyi kullanarak özellikle 2011 yılında artacak 10 ppm motorin talebini karşılamak için üretim ve satış planlamasını uygulamaya koymuştur. Bu çalışma kapsamında, yurt dışından tedarik edilen ucuz, ancak çevresel etkileri yüksek olan motorin, rafinerilerde prosesten geçirilerek çevresel etkileri düşük, ürün kalitesi yüksek, 10 ppm motorin üretilmektedir.

Enerji sektöründe hızla değişen arz ve talep dengelerine karşı esnek bir tutum sergileyen Tüpraş, iç piyasadaki ürün açıklarını ve dönemsel talep artışlarını karşılayabilmek için nihai ürün ithalatının yanı sıra dönüşüm ünitelerinde şarja verilmek üzere yarı mamul ithalatına 2010 yılında da devam etmiştir. 2010 yılında 2,1 milyon ton yüksek kükürtlü motorin, 948 bin ton ASRFO, 156 bin ton jet yakıtı, 522 bin ton düşük kükürtlü fuel oil, 125 bin ton LPG, 78 bin ton MTBE ve 75 bin ton HVGO ve LCGO olmak üzere toplam 2,4 milyar ABD doları değerinde 3,98 milyon ton petrol ürününün ithalatı gerçekleştirilmiştir.

Sayfa Başına Dön